Berna Kaytaz

23/7/2009 - Ne zaman bir şarkı bitse...

Kategori: Müzik



Canım sıkkın...

Elimde kumanda hiç düşünmeden Rai Uno'yu açıyorum keyiflenmek için! Her zaman gülüp eğlenmek için ihtiyacım olan malzemenin orada olacağını biliyorum.

Hızlı ve yüksek sesle konuşan,  abartan, banal, absürd,  renkli ve neşeli karakterleriyle İtalyan Televizyonundaki eğlence programları o kadar gürültülü ki kendinizi yalnız hissetmeniz mümkün olmuyor!


Önce öylesine izlerken eğlence programını sonraları ciddi ciddi ilgimi çekmeye başlıyor. İtalyan müzik tarihinin özetini izlemeye başladığımı fark ediyorum.Rai Uno'nun yıldönümü vesilesiyle kurulduğu ilk günden bugüne programlara katılan dev isimleri gençlik halleriyle izleme ve dinleme fırsatı buluyorum.
Lucio Dalla, Milva, Roberto Vecchioni derken işte o karşımda duruyor!


İnanamıyorum gördüğüme!
Sunucunun onun adını söylemesini bekliyorum, emin olmak  için...


Hayatımdaki en değerli iki müzisyenden biri orada duruyor.Oturduğum koltuktan gayri ihtiyari kalkıp farkında olmadan salonda bir iki adım attıktan sonra elim kumanda da televizyonun sesini daha da açıyorum.


Ve bu gerçekten de o!


İncecik, gencecik, utangaç bir yeni yetme şarkıcı sıklım büklüm, zevzek ve yılışık sunucunun sorularını yanıtlamaya çalışıyor....Zevzek sunucu cevapları beklemeden komiklik yapma ihtiyacı duyduğu için bir süre sonra sadece sunucunun ardı arkası kesilmeyen vasat esprilerini dinlemeye başlıyor o da.
"Evet" ve "hayır" diyerek soruları geçiştiriyor.
Yavaş yavaş duymamaya sadece  izlemeye başlıyorum.


Çocukluğumdan bu yana onun sesini hep duyuyorum, dinliyorum. Uykuya dalarken, ders çalışırken, yemek yerken makaralar ve plak cızırtıları  eşliğinde onun şarkıları evde aile tarihimize, anlarımıza eşlik ederken hep fonda onun sesini anımsıyorum.


Ve ilk kez onu izlemenin verdiği heyecan ve şaşkınlıkla şarkı söylemesini içimden diliyorum...


Heyecandan  kalbim hızlı atıyor...şarkı söylemesini gerçekten çok istiyorum ve bekliyorum.
 

Ve nihayet eline mikrofonu alıyor bu genç kadın ve "Ancora ancora ancora" yı söylemeye başlıyor. İşte bu ses küçüklüğüme,ergenlik dönemime ve bugünüme eşlik eden bu ses beni çok duygulandırıyor.


Mina, karşımda şarkı söylüyor!
Hayatımda her daim olan bu sesi tekrar dinliyorum daha da güzeli ilk kez izliyorum.


Çocukluğum, ailem, çocuk benin kurduğu hayaller gözümün önünden akmaya başlıyor, plaklara, radyoya ve elbette müziğe olan bu ilgimin sebeplerinden biri olarak Mina'yı sorumlu tutuyorum.


İtalya'da her girdiğim müzik dükkanında Mina'yı sorduğum günler aklıma geliyor.1976 yılından beri konser vermediğini öğrendiğim ilk anda yaşadığım hayal kırıklığını hatırlıyorum tekrar. Daha da kötüsü 20 yıldır İtalya'da değil İsviçre'de yaşadığını öğrendiğim an hayallerimin nasıl yıkıldığını anımsatıyor Mina'nın kendisi bana.


Böyle hiç beklenmedik bir anda karşımda şarkı söylerken görmek ve dinlemek beni çok ama çok mutlu ediyor.Mina yine gecemi aydınlatıyor...çocukluğumdan beri hep olduğu gibi!


Tek şarkıdan sonra Mina gidiyor ama beni bu tek şarkı elbette kesmiyor.
Uzun zamandır uğramadığım cd dolabıma gidip tozlanmış Mina albümlerimin hepsini kucaklayıp  teker teker en sevdiğim şarkılarını dinlemeye başlıyorum...


Un anno d'amore
Question di feeling
Tres palabras
Amore amore mio
E poi
Neve


Veeee..... hiçbir zaman bende ki özelini kaybetmeyecek o en sevdiğim şarkısını sona saklıyorum!

"Quando finisce una canzone" çalıyor, ben çok uzaklara dalıyorum çünkü, bu şarkıda da dediği gibi "Ne zaman bir şarkı bitse beni hep bir hüzün alıyor"...


 

 

 

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Müzik

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım